Bileciğ/e bağlı, İnhisar, Akköy'de pişirilen köy ekmeği ve fırın isimleri
AKKÖY EKMEĞİ
Akköy’ün ekmeği esmerdir, doyurucudur. Tazeyken kabuğu çıtır çıtırdır. İkiye bölünce çevreye insanın iştahını açan buram buram lezzetli bir koku yayılır . Ununun öğütüldüğü buğdaya göre ekmeğin rengi, lezzeti ve kokusu hafif farklılıklar içerir. En lezzetli ve kıymetli ekmek arı buğday unundan yapılır. Arı buğday iri taneli, parlak ve kızılımsıdır. Arı buğday unundan yapılan ekmeğin hamuru özlü , ekmeği tatlı olur. Taş değirmende kabuğu ile ezilen arı buğday tel eleklerde elenir. Eleğin üzerinde kalan kepekler hamur topaklarının altına serilir. Üzerinden gün geçtikçe lezzeti daha da artar, yemeye doyum olmaz.
Sert buğday küçük, sert ve kızıla çalan renkli bir buğdaydır. Sert buğdaydan yapılan ekmek te lezzetli olur. Bunlardan başka Ak buğday ve kılçıksız denilen bir buğday türü vardır. Ak buğdayın unu ak olur.Kılçıksız buğdayın başaklarında kılçık yoktur. Buğdayı güzel ekmeği lezzetlidir.
AKKÖY EKMEĞİNİN YAPILIŞI
Bir önceki ekmek pişirmeden kalan 2 yumurta büyüklüğünde hamurdan oluşan kurumuş ekşi ev mayası bir akşam öncesinden küçük tahta maya teknesinde ılık suda ezilir, sıcak su ,tuz, un ile karıştırılarak çok sıvı olmayan bir hamur elde edilir. Üzeri temiz bezle örtülür, sofra bezine sarılarak sıcak tutulur. Ertesi sabaha kadar bu hamur kabarır mayalanır. Böylece maya üretilir. Ertesi gün bir iki teneke un ve tavadaki maya alınarak fırına gidilir. Fırında hıra kazanda su ısıtılır. Tahta hamur teknesi konulur, içine un elenir. Ortası açılıp açılan boşluğa maya boşaltılır. Bir kileye ( 1 kile yaklaşık olarak 2 adet 20 lt'lik yağ tenekelerini dolduran bir ölçü birimi) 4 avuç karardan tuz konur. Ilınan su mayaya karıştırılarak iyice karıştırılır , mayanın açıldığı yerdeki unlar mayaya azar azar karıştırılır. Azar azar su, un koyup bir hamur haline getirilir. Hamur un kalmayana kadar un eklenerek yumrukla iyice ezilir. Hamur yumuşayıncaya istenen kıvama gelinceye kadar su eklenir. yoğurulur. Hamurdan bükme alınır yumrulan hamurunun üzerine konur. Eğer hiç şeklini değiştirmezse daha katı denilerek su ilave edilir tekrar yumruklarla yoğurulur. Teknenin etrafı kazıycak ile kazınarak hamur iyice toplanır, eller de kazınır. Bu kazınan hamurlar maya yapımında kullanılır. Daha sonra hamurun üzerine un ekilip sofra bezi örtülür.
Hamurun kopmasını beklerken çırpı getirilir, fırının içine doldurulur, hamur kabarmaya başlayınca fırın ateşlenir. Fırının içinde yanan odunların külleri sıyırılır, temizlenir. Tekrar çırpı vurulur. Fırının içi önce kapkara olur. Ateş artıkça tepesi ağarır kor gibi beyaz olur. Tepesi aklaşınca, hamura bakılır. Hamur da kopmuşsa, kazıcak ile bir delik, bir çöreklik parça koparılır. Övelenip sofra bezine serilir. Fırının içi güzelce sıyrılır, süpürülür, hiç ateş kalmayıncaya kadar sıyrılır. Yakılan odunların kömürleri alaflık olarak fırına konur. Üzerine çırpı atılır alaflandırılır. Önce pide pişirilir. Pidelerin üzerine yumurta ve susam sürülür. Pideler yağlanır, fırının içine taşların üzerine atılır. Kenarları kızaranlar çevrilir. Pideler pişip çıkınca sıra bükme bırakmaya gelir. Fırının ateşi azalmışsa yine odun ilave edilir, yakılır, sonra temizlenir alaflık bırakılır.
Yaslahaçın üzerine bulgur kepeği yayılır. Kepeğin üzerine bükme denilen ekmek topakları sıralanır. Demir kürekle fırının içine sıralanır. Hamurlar bitince tekne kazınır, eller yıkanır. Fırının ağzı kapanır. Pişip pişmediğini anlamak için bir ekmek çıkarılıp üzerine vurulur. Taklarsa ekmek pişmiştir. Pişen ekmekler, gözer denilen, kasnağı tahtadan elekleri deriden yapılmış kocaman delikli kalburlarla eve götürülür. Evde üstü örtülür sıcak saklanır.
Akköy’de 1940’lı yıllardan bu güne tahminen 18 adet fırın kullanılmıştır.
Çakırların Fırını: Harman yeri sokağında, Çakırların bahçesinde bulunan fırındır. Eski günlerde Çakırlar sülalesi ve komşularının kullandığı bu fırın bir pişirimde 26 ekmek pişirilebilme kapasitesine sahipti. Şimdi kullanılmamaktadır.
Ayanların Fırını: Oda pınarının yanında Ayanların avlusunda bulunan fırındır.
Delametlerin Fırını: Delametlerin avlusunda bulunan fırındır. Diğer fırınlara göre biraz büyükçe olduğu için komşular toplaşır orada ekmek pişirirler. Fırının önünde fırın evi vardır.
Filedarların Fırını: Bit Pınarının önünde Delametlerin fırınının yakında olan bir fırındır. Ekmeği kalmayan bu fırında ekmek pişirirdi.
Mahmutların Ayşe Ninenin fırını: Aşağı sokakta bulunan bir fırındır.
Kocaağaların fırını: İneceğin üstünde kocaağaların avlusunda bulunan fırındır.
Kocafırın: Kazaklar avlusunda bulunan, eskiden Hacellerin kocaana denilen yaşlı bir ninenin fırınıdır.
Hacımustafaların fırını: Aşağı sokakta bulunan bir fırındır.
Gargacıların Fırını: Aşağı sokakta fırın evi odası olan bir fırındır.
Açıkların fırını: Derenin başında, açıkların evinin arka bahçesindedir. Üstü açık olduğu için rüzgarlı havalarda fırını ısıtmak zor olur.
Alibeylerin fırını: Aşağı sokakta Alibeylerin bahçesinde bulunan çok eski bir fırındır.
Efendilerin fırını: Efendilerin bahçesinde bulunan bir fırındır.
Kocamustafaların fırını: Kocamustafaların avlusunda bulunan eski fırındır. Şimdi kullanılmamaktadır.
Şabanların fırını: Şimdi Kayelerin avlusunda bulunan fırındır.
Kabacaların fırını: Eskiden kullanılan bir fırındır. Kabacaların avlusundadır.
Mollahasanların fırını: Yukarı mahallede Mollahasanların avlusunda bulunan fırındır.
Hacıgücüklerin fırını: Yukarı mahallede Hacıgücüklerin avlusunda bulunan fırındır.
Dömencilerin fırını: Yukarı mahallede dömencilerin avlusunda olan fırın
Kaynaklar:


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder